Ankara’da Toplanan Başkanlar Kurulu’ndan Kritik Mesajlar
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, Konfederasyon Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği toplantıda çalışma hayatında giderek derinleşen sorunları ve emekçilerin taleplerini kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Toplantının ardından yayımlanan bildiride; madenci eylemlerinden vergi adaletsizliğine, asgari ücretten taşeron sorununa kadar birçok alanda hükümete ve işverenlere net mesajlar verildi.
Doruk Madencilik İşçilerinin Hak Mücadelesine Tam Destek
Bildirinin ilk gündem maddesini, Eskişehir Doruk Madencilik’te aylardır tazminat ve ücretlerini alamayan ve Ankara’da hak arama mücadelesi başlatan Türkiye Maden-İş üyesi işçiler oluşturdu. Bakanlık nezdinde verilen sözlerin tutulmadığı vurgulanırken, anayasal haklarını kullanan madencilerin ve sendika yöneticilerinin gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
TÜRK-İŞ, alacaklarını ödemeyip işçileri suçlayan işverenin tutumunu kınayarak, yetkilileri derhâl göreve davet etti.
Bozulan Gelir Dağılımı Ve Asgari Ücret Krizi
Gelir adaletsizliğinin sosyal yapıyı zedeleyen boyutlara ulaştığına dikkat çekilen bildiride, sermayenin payının artarken geniş kitlelerin alım gücünün düştüğü ifade edildi. Asgari ücretin geçim ücreti olmaktan çıkıp genel ücrete dönüştüğü vurgulanarak, tüm ekonomik politikaların adil gelir dağılımını esas alacak şekilde sil baştan kurgulanması istendi.
Ücretliler Üzerindeki Vergi Yükü Hafifletilmeli
Vergi sistemindeki adaletsizliğin emekçileri yılın ilk aylarında üst dilimlere sokarak maaşlarını erittiği belirtildi. TÜRK-İŞ, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir sistem kurulması ve vergi dilimlerinin çalışanlar lehine yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Bölgesel Asgari Ücret Yaklaşımına Kesin Reddetme
Son dönemde tartışmaya açılan "bölgesel asgari ücret" önerisine sert tepki gösterildi. Bu uygulamanın ucuza iş gücü anlayışını yaygınlaştıracağı, iç göçü artıracağı ve aynı işe farklı ücret vererek toplumsal barışı bozacağı ifade edildi. İşçilerin talebinin insan onuruna yakışır, ülke genelinde eşit ve tek bir asgari ücret olduğu altı çizilerek bölgesel model kesin bir dille reddedildi.
Sendikal Örgütlenmenin Önündeki Engeller Kaldırılmalı
Özel sektörde sendikalı çalışan oranının son derece düşük kaldığına dikkat çekilerek, sendikaya üye olan işçilerin işten çıkarılması, yetki itirazlarıyla süreçlerin uzatılması ve grev hakkına getirilen kısıtlamalar eleştirildi. Çalışma mevzuatının Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarıyla tam uyumlu hale getirilmesi istendi.
696 Sayılı KHK Mağduriyetleri Ve Kadro Talebi
696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin tayin, pozisyon değişikliği ve meslek kodları gibi çözülemeyen sorunlarının çalışma barışını bozduğu ifade edildi. Kamuda işçi eliyle yürütülen hizmetlere yeni alımların yapılması ve mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği kaydedildi.
Taşeron Sistemine Tamamen Son Verilmeli
KİT’ler başta olmak üzere kapsam dışında bırakılan taşeron işçilerin varlığının eşitsizliği derinleştirdiği belirtildi. Kamudaki tüm taşeron uygulamalarına son verilerek, eksiksiz bir şekilde tüm çalışanların kadroya geçirilmesi ve "eşit işe eşit ücret" ilkesinin uygulanması talep edildi.
Yüksek Hakem Kurulu’nda Temsil Adaleti Şart
Yüksek Hakem Kurulu’nun mevcut yapısında devlet ağırlığının hissettirildiği ve işçi tarafının yeterince temsil edilmediği aktarıldı. Karar mekanizmalarının işçi aleyhine işlememesi adına kurul yapısının demokratik ve adil bir temsile kavuşturulması istendi.
Staj Ve Çıraklık Süreleri Emeklilikte Başlangıç Sayılmalı
Stajyer ve çırakların sadece kısa vadeli sigortalarının yatırılmasının büyük bir hak kaybı oluşturduğu vurgulandı. Bu sürelerin emeklilik hesabında uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini sağlayacak yasal düzenlemenin vakit kaybetmeksizin çıkarılması gerektiği bildirildi.
Banka Promosyonları Tamamen İşçilere Aktarılmalı
Özel sektörde ve alt işverenlerde banka promosyonlarının işverenlerce el konulmasının bir "hakkın gaspı" olduğu ifade edildi. Ücretten doğan bu mali imkânların eksiksiz bir şekilde çalışanların hesaplarına aktarılmasının yasal güvenceye alınması istendi.


























