Viktor Hugo’nun Değil Bizim Sefillerimiz
Tüm Emekliler Derneği (Tüm Emek Der) Şube Sekreteri Adnan Küçükvar, sosyal medya üzerinden yaptığı çarpıcı açıklamada emeklilerin içinde bulunduğu derin ekonomik krizi gözler önüne serdi. "Viktor Hugo’nun değil, bizim sefiller" diyerek nitelendirdiği 5 milyon emeklinin 20 bin lira maaşla hayatta kalmaya çalıştığını belirten Küçükvar, toplam emekli nüfusunun yarısını oluşturan 8 milyon kişinin ise açlık sınırı ve asgari ücretin çok altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
Beklenen Dağlara Yaz Ortasında Kar Yağdı
Yaşam kalitesi her geçen gün eriyen emeklilerin, 2026 yılının ilk yarısı için açıklanan yüzde 17.76'lık enflasyon farkı ile bir kez daha hayal kırıklığına uğradığını dile getiren Küçükvar, en düşük emekli maaşının 23 bin 553 liraya yükseltilmesini sert bir dille eleştirdi. Günlük bazda sadece 785 liraya tekabül eden bu ücret karşısında emeklinin sükut-u hayale uğradığını söyleyen Küçükvar, "Emeklinin beklediği dağlara, yaz ortasında kar yağdı" sözleriyle tepkisini ortaya koydu.
Maaş Uçurumu ve Reva Görülen Aymazlık
Açıklamasında toplumdaki gelir adaletsizliğini çarpıcı maaş kıyaslamalarıyla ortaya koyan Adnan Küçükvar, bütçe tablosundaki derin uçurumu şu rakamlarla özetledi: En düşük emekli maaşı 20 bin lira seviyesindeyken, bürokrat maaşları 300 bin lirayı, milletvekili maaşları 270 bin lirayı, emekli vekil maaşları 177 bin 658 lirayı buluyor. Hem emekli hem vekil olanların ise aylık 450 bin lira gelir elde ettiğini belirten Küçükvar, ömrü boyunca prim ödeyerek alın teri döken emekliye bu tablonun reva görülmesini "aymazlık" olarak nitelendirdi.
Tuzu Kuruların Bando Mızıka Ekibi
Ekonomik gerçekleri çarpıtmaya çalışan çevrelere "Tuzu Kurular" diyerek yüklenen Küçükvar, bu kesimlerin koro halinde "enflasyon var, pahalılık var, hükümet ancak bu kadar verebiliyor" diyerek suni bir gündem yarattığını savundu. Geçmiş ayların kayıplarını telafi eden enflasyon farkının bir "zam" gibi ambalajlanıp sunulmasının asıl zammın konuşulmasını engellediğini belirten Sendika Sekreteri, bu durumun sadece mevcut yoksulluğu koruduğunu, yaşam standardını asla yükseltmediğini söyledi.
Tırtıklanan Haklar ve Çetin Yıllar
Son yılların emekliler için hem alamadıkları haklar hem de bayram ikramiyesi, ek ödeme ve milli gelirden pay gibi ellerinden "tırtıklanan" kazanımlar nedeniyle çok çetin geçtiğini ifade eden Küçükvar, piyasadaki denetimsiz zamlar yüzünden yeni maaşların daha cebe girmeden değerini kaybettiğini vurguladı. Emeklinin bir sonraki enflasyon farkı için yeni yılın ilk ayını beklemek zorunda kalmasının bu yükü daha da ağırlaştıracağını belirtti.
Enflasyon Farkı Zam Değildir Seyyanen Zam Şarttır
Ekonomik çıkış yolunu net bir formülle açıklayan Adnan Küçükvar, enflasyon farkının kesinlikle bir zam olmadığının altını çizdi. Temel amacın alım gücünü yükseltmek olması gerektiğini hatırlatan Küçükvar, refah payının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu, seyyanen zam içeren kanun teklifinin derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelmesi gerektiğini savundu. Sorunların ötelenmesinin krizi daha da büyüteceği uyarısında bulundu.
Sözünü Tutmayan Siyasetçinin Kaderini Sandık Belirler
Seçmen kitlesinin yüzde 24' gibi devasa bir bölümünü emeklilerin oluşturduğunu hatırlatan Tüm Emek Der Şube Sekreteri Adnan Küçükvar, siyasetçilerin seçim öncesi verdikleri vaatleri unuttuğunu belirtti. Siyasetin özünün verilen sözlere sadık kalmak olduğunu vurgulayan Küçükvar, vaatlerin havada kalmasının toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını ve itibar kaybına uğrayan siyasilerin kaderini ilk seçimde yine sandığın ve emeklinin belirleyeceğini söyleyerek sözlerini noktaladı.




















